(4077 S. K. m. 3, 23) (818 S. K. m. 355)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.12.2006 tarihinde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 07.04.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak tetkiki davacılar vekili ve duruşmasız olarak davalı N. Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin edilen 30.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. Yıldız Sağlam ile karşı taraftan davalı N. Ş. vekili Av. Ali Çelenk geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı yükleniciden kazanılan kişisel hakka dayalı mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Davalılardan N. yüklenici ile yapılan arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici T. T. davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile davacının dayandığı satış sözleşmesinin resmi şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar ve davalılardan N. temyiz etmiştir.
4822 s. Kanununla değişik 4077 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasasının 3. maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Yasanın kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan kanunun (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasasının 23. maddesi hükmüne göre de, bu yasa uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı tapu kaydı iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi durumda davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re'sen gözetilerek yukarda yazılı olduğu biçimde işlem yapılması yerine çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin yatırılan harcın istem halinde yatıranlara iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy