MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Davaya cevap veren davalı, davanın reddi gerektiğini belirtmiş, davaya dahil edilenler savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, 1056 sayılı parsel yararına 1059, 1870 ve 1057 sayılı parseller aleyhine bilirkişi krokisinde 4.alternatif olarak gösterilen yerden geçit kurulmuştur.
Hükmü, 10870 sayılı parselin maliki dahili davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; keşfin 20.05.2010 tarihinde yapıldığı, bilirkişi rapor ve krokisinin dosyaya verilmesinden sonra 1870, 1057 ve 1059 sayılı parsellerin maliklerine keşif tutanağı, bilirkişi raporu ve krokisinin tebliğ edildiği görülmektedir. Orta yerde 1870, 1057 ve 1059 sayılı parsellerin maliklerinin katıldıkları bir keşif işlemi yoktur.
1086 sayılı HUMK’nun 364 ve 6100 sayılı HMK’nun 290.madde hükümleri uyarınca keşif, taraflar usulen davet edildikten sonra hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Bu kuralın ihlali halinde bir tarafın savunma hakkı kısıtlanmış, hukuki dinlenme hakkı elinden alınmış sayılır (HUMK m.73, 6100 sayılı HMK m.27).
Somut olaya gelince; yukarıda söz edildiği üzere keşif, 1870, 1057 ve 1059 parsel sayılı taşınmazların malikleri davaya dahil edilmeden onların yokluğunda hukuki dinlenme hakları elinden alınarak yapıldığından, yöntemince yapılmayan bu keşfe dayanarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece yapılması gereken iş, belirtilen yasa kuralları uyarınca işlem yapılarak yeni bir keşif yapmak, 1870, 1057 ve 1059 sayılı parsellerin maliklerine hukuki dinlenme hakkı tanınarak bilirkişiden rapor almak, davayı bunun sonucuna uygun karara bağlamak olmalıdır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre dahili davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy