MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.08.2006 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen dosyada ... Mutfak Eşyaları A.Ş. aleyhine 10.03.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen 14.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili ve davalı ... ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalılar ve birleşen dava davalısı, davanın reddini savunmuşlar, yargılama sırasında davalı ... ... 30.09.2009 tarihinde dava konusu 231 parsel sayılı taşınmazdaki payını dava dışı üçüncü kişiye sattığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, davanın davalılar ..., ... ve ... ile birleşen 2008/187 Esas sayılı dosyanın davalısı ... Mutfak Eşyaları A.Ş. yönünden kabulüne, davalı ... ...'ın tel örgü ile çevirerek müdahale ettiğinden müdahalesinin men'ine, yapıların kal'ine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Bir dava açıldıktan sonra da sahip olunan tasarruf yetkisi gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan, davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez.
Mahkemece, dava konusunun üçüncü kişiye temliki re’sen dikkate alınacaktır. Ancak hakim, dava şartının ortadan kalkması nedeniyle davayı reddetmeyip davayı veya savunmayı değiştirme yasağının bir istisnası olan 6100 sayılı HMK’nun 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere diğer tarafa önel verecektir.
Anılan maddeye göre,
1-Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
Somut olayda; dava konusu 231 parsel sayıı taşınmazda 1/4 pay sahibi olan ...'ın payını yargılama sırasında dava dışı üçüncü kişiye sattığını beyan etmesi üzerine getirtilen yeni tapu kayıtlarının incelenmesinde; 231 parselin ifrazla 1710 ve 1711 parsellere ayrıldığı ve her iki tapu kaydında da davalı ... ...'ın payı olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava açıldıktan sonra davalı ... ... sahip olduğu tasarruf yetkisi gereği dava konusu malı üçüncü kişiye devretmiş olduğundan bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmıştır. Bu durumda davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez.
Mahkemenin dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye temlikini re’sen dikkate alması gerekmektedir. Bu nedenle dava reddedilmeyip 6100 sayılı HMK’nun 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere davacıya süre verilerek davasını ne şekilde takip edeceği sorulmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyizlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 09.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy