MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen 10.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava ve birleşen davada davacılar tarafından 29 ada 47 parsel sayılı taşınmazın malikleri “... kızı ...", "... kızı ...", "... oğlu ..." ve "... oğlu ..." in soyadlarının eklenmesi istenmiştir.
Davalı idare, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
2525 sayılı Soyadı Kanunu 21.06.1934 tarihinde kabul edilerek 02.07.1934 tarihli resmi gazetede yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Dosya içinde bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinden “... kızı ..." nın 15.08.1921 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Soyadı Kanunundan önce ölen kişinin soyadı kullanması olanaksız olup; kayıt malikinin açık nüfus kaydında da soyadının yazılı bulunmadığı sabittir. Hal böyle olunca “... kızı ..." nın tapu kaydındaki kimlik bilgilerine soyadının eklenmesi davasının reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca asıl davada davacılar vekili, 07.11.2007 tarihli duruşmada ... dışındaki maliklerin soyadının düzeltilmesi isteminden feragat etmesine rağmen mahkemece feragat edilen ..., ... ve ...'in soyadlarının eklenmesi davasının feragat nedeniyle reddi yerine kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy