MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, kademeli tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapuda davalı ... Belediyesi adına kayıtlı olan 236 ada 3 ve 27 parsel sayılı taşınmazları 1979 yılında ihale ile kazandığını belirterek adına tescilini, olmadığı takdirde 7.100 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava zamanaşımına uğradığından bahisle reddedilmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, kademeli olarak ise tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı, dava konusu 236 ada 3 ve 27 parsel sayılı taşınmazların tapudan kendisine devredilmesi için davalı ... Başkanlığına 21.09.2004 tarihinde başvurmuş, 05.04.2004 tarihli encümen kararı ile davacının talebi reddedilmiştir.Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca kanunda başka bir hüküm bulunmadığı sürece her dava on yıllık zaman aşımına tabidir. Yasanın 128. maddesine göre de zamanaşımı alacağın muaccel (istenebilir) olduğu tarihten başlar. Kişilere şahsi hak sağlayan sözleşmelerden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresinin bu davada da uygulanması gerekir.
Burada önemli olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin hangi tarihten başlayacağının saptanmasıdır. Borçlar Kanununun 128. maddesi uyarınca zamanaşımı alacağın muaccel olacağı zamandan başlar ve alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise zamanaşımının bu haberin verildiği günden başlaması gerekir. Somut olayda, yasada sözü edilen muacceliyet ihbarı söz konusu değildir. Davacının dava açmasına neden olan hadise iradi ifanın yerine getirilmemiş olması, başka bir ifade ile ferağ umudunu yitirmesidir. Davacı ferağ umudunu 05.04.2004 tarihli encümen kararı ile yitirmiştir. Zamanaşımının başlanğıç tarihi bu tarihtir. Davanın açıldığı 05.02.2009 tarihi ile 05.04.2004 tarihleri arasında 10 yıllık zamanaşımı gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece, çekişmenin esası incelenerek oluşacak sonucu uygun bir hüküm kurulması gerekirken zamanaşımı gerçekleşmiş gibi davanın bu sebepten reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy