(6100 S. K. m. 125)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2006 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep edilmiş, birleştirilen Z. tarafından M.'e karşı açılan davada da temliken tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; el atmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulüne temliken tescil isteminin reddine dair verilen 26.09.2011 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Z. ve davalı C. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı M., C.'e karşı açtığı davada maliki olduğu 14389 parsel sayılı taşınmaza 1000 m2'lik kısmını kullandığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve 6.000.-TL işgal tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada da davacı Z., 14389 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki binanın kendisine ait olduğunu ve tapu tahsis belgesinin de bulunduğunu ileri sürerek 785 m2'lik yerin bedeli karşılığı adına tescilini, bu talep kabul edilmediği takdirde 100.000.-TL tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı C., M. adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın Z.'ye ait olduğunu, kendisinin onun adına binayı yaptığını, tapu iptali ve tescil davasının davalısı M. ise, Z.'nin açtığı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, el atmanın önlenmesi davası davalı C.'in Z. adına bina yaptığı, tapu iptali ve tescil davası da, tapu tahsis belgesinin dava konusu yere ait olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Her iki davanın davacısının kararı temyiz etmesi üzerine davacı Z.'nin temyiz itirazları reddedilmiş, hüküm davacı M. yararına bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece C. adına açılan el atmanın önlenmesi ve kal istemi kabul edilmiş, bu defa hükmü Z. ve C. temyiz etmişlerdir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı Z.'nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddedilmiştir.
2- C.'in temyiz itirazlarına gelince;
El atmanın önlenmesi ve kal istemine konu dava konusu taşınamaz yargılama aşamasında üçüncü kişilere temlik edilmiştir.
Bir dava açıldıktan sonra da bireylerin sahip olduğu tasarruf özgürlüğü gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan dava takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan, davanın açıldığı haliyle devam etmesi söz konusu olmayacaktır.
Bu durumda mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 125. maddesi gereğince işlem yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı Z.'nin temyiz itirazlarının reddine 2. bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına 23.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy