(3402 S. K. m. 16)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.2.2009 gününde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.11.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, yola elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesince yollar paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi yada tanık sözleriyle kanıtlanan orta malı taşınmazlardandır.
Somut olayda; dosya kapsamından davaya konu taşınmazın bulunduğu yörede kadastro çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporunda davaya konu yerin kadastro harici bırakılan yer olduğu, kadastro yolu olmadığı belirtilmiştir. Davacı her ne kadar kadim köy yoluna elatmanın önlenmesini istemişse de davaya konu yerin yol olduğunu kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu husus düşünülerek açılan davanın reddine karar verilmesi yerine delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy