(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.6.2009 gününde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil ve tazminatın kısmen kabulüne dair verilen 8.12.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının sürüp ekerek maliki olduğu 29 parsel sayılı taşınmaza davalının ekim yaparak elattığını ve 10 adet ağacını kestiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini, 1.000TL ecrimisil ve 10 adet ağaç bedeli 5.000TL'nin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil ve ağaç bedeli istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve haksız kesilen ağaç bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
T.M.K.nun Mülkiyet hakkının içeriği başlıklı 683/2. maddesi Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir şeklinde düzenlenmiştir. Malik taşınmaza haksız elatılması halinde dava açarak elatmanın önlenmesini isteyebilir.
Somut olayda, 29 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 5.9.2009 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide 29 parsel sayılı taşınmazın (A) ile işaretli, kırmızı renkle gösterilen 420 m2'lik bölümünün davalı tarafından kullanıldığı, (B) ile işaretli bölümünün çalılık, yamaç, dere niteliğinde bulunulduğundan tarıma elverişli olmadığı. (D) ve (E) ile işaretli kısımların ise, davacının kullanımında olduğu belirtilmiştir. Yine hükme esas alınan 9.10.2009 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, ecrimisil bedeli ve fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretli bölümdeki ağaçlardan 40 tanesinin kesildiği belirterek, bu ağaç bedeli hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin kabulünde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, davacı dava dilekçesinde 10 adet ağacın kesildiğini ileri sürerek, bu ağaç bedellerinin tahsilini istemiş, yargılama sırasında bu istem ıslah yoluyla artırılmamıştır. H.U.M.K.nun 74. maddesi uyarınca hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Mahkemece, davacının istemi ile bağlı olarak kesilen 10 adet ağaç bedelinin hüküm altına alınması gerekirken, talebi aşılarak 40 adet ağaç bedeli üzerinden hesaplanan tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 17.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy