(3402 S. K. m. 20) (4721 S. K. m. 683, 719)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.2.2008 gününde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.1.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davacının 98 ve kendisinin mülkiyetindeki 93 Sayılı parsellerin 75 Sayılı parselin ifrazı sonucu meydana geldiğini, ancak ifraz işlemi yapılırken kendisine ait yapının dikkate alınmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, savunma doğrultusunda dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 22.6.2009 tarihli rapor ve krokiden çekişme konusu A harfli 17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacının maliki bulunduğu 98 Sayılı parsel çap kaydında kaldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/D ve Türk Medeni Kanunu'nun 719. maddeleri hükümleri uyarınca kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde kapsamları tapu planlarına göre belirlenir. Bu planlar iptal edilmediği sürece de mülkiyet durumu çap kaydına göre saptanır. Çekişme konusu bölüm 98 Sayılı parselin çap kaydında kaldığına ve kaydın iptali dava edilmediğine göre krokide A ile işaretlenen bölümün maliki davacı olduğundan Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinin 2. fıkrasına dayanarak üçüncü kişilere haksız elatmalarının önlenmesini isteyebilir.
Mahkemece, belirtilen bu nedenler gözden kaçırılarak davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 30.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy