(3402 S. K. m. 12)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.3.2010 gününde verilen dilekçeyle beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 3.2.2011 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 1577 ada 6 Sayılı parsel üzerindeki binanın 2-24 numaralı bağımsız bölümleri ile 1577 ada 7 Sayılı parselin tapu kayıtlarındaki mahkemeye kefalet belirtmelerinin terkini isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, on yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Ne var ki davada, kadastrodan önceki bir sebebe dayanılarak belirtmenin terkini istenmemiştir. Esasen mevcut belirtmenin terkini her zaman davaya konu yapılabilir. Dolayısıyla somut olayda, Kadastro Kanununun 12/3. maddesini uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece, çekişmenin esası incelenerek bir hüküm kurulması yerine davanın yazılı bazı sebeplerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy