(3194 S. K. m. 17) (4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.12.2004 gününde verilen dilekçeyle muarazanın önlenmesi, tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.7.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 3194 Sayılı İmar Kanununu uygulama sonucu davaya konu taşınmazın 337 m2'den ibaret bölümünün yoldan ihdas edildiğini, kendilerinin ve davalıların taşınmazın bu bölümüne komşu taşınmazları bulunduğunu, belediye encümeninin yoldan kazanılan bu bölümün satışına karar verdiğini, bedelinin belediyeye yatırıldığını, ancak davalılarla tescil konusunda anlaşamadıklarını, tarafların mülkiyet durumlarına orantılı bir şekilde ihdas edilen kısmın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, yoldan ihdas edilen çekişme konusu taşınmazın bedelini dava dışı belediyeye ödediklerini, bu yerin bütünüyle kendilerine ait olduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davaya konu hakkında adli yargı yerinde karar verilemeyeceğinden söz edilerek dava reddedilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz. 1.2.2006 tarihli bilirkişi raporunda a, b, c, d ve e harfleriyle gösterilmiştir. Toplam alanı 337 m2'den ibarettir. Taşınmazın kapanan yoldan kazanıldığı, belediye encümeninin 27.8.1998 tarihli kararıyla taşınmazın 3.370,00 TL bedelle satışına karar verildiği, bu bedelin 3.11.1998 tarihinde davalıların murisi M. B. tarafından dava dışı belediyeye yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Davadaki istemin dayanağı, 3194 Sayılı İmar Kanununun 17. maddesidir. Gerçekten, anılan maddenin 1. fıkrasına göre "belediye veya valilik kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikamet değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan, müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şuyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, tescili davaya konu yapılan taşınmaz ihdasen kazanıldığından ve dava dışı belediyenin mülkü olduğundan, eldeki davada da tescili davaya konu yapıldığından, dava dışı Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığının davada taraf olması zorunludur.
Bu bakımdan öncelikle, davacılara belediye aleyhine dava açmak üzere mehil verilmeli, açılırsa eldeki davayla birleştirilmeli, taraf teşkilindeki eksiklik bu suretle giderilmeli, belediyenin de savunması saptandıktan sonra işin esası onun huzurunda incelenmelidir.
Diğer taraftan yukarda belirtildiği gibi, istemin dayanağı 3194 Sayılı İmar Kanununun 17. maddesi olup, bu hükme göre tescil talep edildiğinden ve Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi hükmü gereğince tapu siciline tescil ancak mahkeme kararıyla mümkün bulunduğundan, davanın adli yargı yerinde incelenip sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece tüm bu saptamalar gözardı edilerek, çekişmeyi orta yerde bırakacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy