(4342 S. K. m. 3, 4)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.05.2006 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkı kurulması veya tazminat, birleşen dava ile de tapu iptali ve tescil veya intifa hakkı kurulması veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; birleşen davanın açılmamış sayılmasına, asıl davada tazminat isteminin Osmangazi Belediyesi yönünden kabulüne dair verilen 23.11.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve duruşmasız olarak davalı Osmangazi Belediye vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.05.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili ile karşı taraftan davalı Osmangazi Belediye vekili ile Bursa Büyükşehir Belediye vekili ve Hazine vekili geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı İ., kadastro çalışması ile mer'a olarak sınırlandırılan, intifa hakkı sahibi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 28.05.2004 günlü kararı ile intifa hakkı davalı Osmangazi Belediyesi'ne devredilen eski 970 yeni 499 ada 215 parsel sayılı taşınmazın 13.779,21 metrekarelik bölümünde iyiniyetle zeytin ağaçları yetiştirdiğini ileri sürerek, davacı adına intifa hakkı kurulmasına veya 320 adet zeytin ağacı bedelinin davalı Osmangazi Belediyesinden alınmasını istemiş, 24.12.2007 günlü dahili dava dilekçesi ile de Hazine ve Bursa Büyükşehir Belediyesine karşı husumet yöneltmiştir.
Birleştirme kararı verilen Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/104-70 sayılı dosyası ile de, davacılar İ., S., T. ve Ş., davalılar Hazine ve Bursa Büyükşehir Belediyesine karşı yönelttikleri davalarında 499 ada 215 parsel sayılı taşınmazda bulunan zeytin ağaçlarının değerinin zemin değerinden fazla olduğunu ileri sürerek taşınmazın adlarına tescilini veya intifa hakkı kurulmasını veya 320 adet zeytin ağacı bedeli 15.000TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan alınmasını istemiş; 07.07.2010 tarihinde harcı yatırılan ıslah dilekçesi ile de tazminat miktarını 184.412,80 TL yükseltmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, birleşen davanın derdestlik nedeniyle HUMK'nun 194. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına; Bursa Büyükşehir Belediyesi hakkındaki davanın husumetten reddine; Osmangazi Belediyesi hakkındaki intifa hakkının terkini ve davacı adına tesciline ilişkin istemin reddine; 184.412,80TI ağaç bedelinin 174.412,80TL bölümünün 04.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Osmangazi Belediyesi'nden alınarak davacı İ.'e verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, asıl ve birleşen dosya davacıları vekili ile davalı Osmangazi Belediye vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava mer'a niteliğindeki taşınmazın intifa hakkının tescili veya tazminat; birleşen dava tapu iptali tescil veya intifa hakkının tescili veya tazminat istemlerine ilişkindir.
1- Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m. 3, 4)
Somut olayda, tapu kayıtlarından, dava konusu eski 970 parsel yeni 499 ada 215 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışması ile 1959 yılında mer'a olarak sınırlandırıldığı, taşınmazın bulunduğu Çavuşlu Köyü'nün Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınmasıyla 12.08.1988 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği, bu tescil Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/237-311 sayılı Kararı ile iptal edilerek, taşınmazın mer'a olarak sınırlandırılmasına ve intifa hakkının Bursa Büyükşehir Belediyesine bırakılmasına karar verildiği, daha sonra da taşınmazın mer'a niteliği kaldırılarak 03.08.2007 tarihinde ham toprak niteliği ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 03.10.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taşınmazdaki zeytin ağaçlarının 100 yıllık olup, 20 yıl önce gençleştirme budamasının yapıldığı belirtilmiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera'lar özel mülkiyete konu oluşturmayacağı gibi, amacı dışında da kullanılamazlar. Eldeki davada davacı, kadim mer'a niteliğindeki taşınmazın bir bölümüne zeytin ağaçları dikmek yoluyla özel mülkiyete konu oluşturacak taşınmazlar gibi tasarrufta bulunmuş, kullanım bütünlüğünü de bozarak eylemi ile yasaya aykırı davranmıştır. Bu nedenle, davacının ağaç bedellerinin tahsili istemi, mahkeme kararı ile yasaya aykırılığın devamının sağlanması niteliğinde bulunduğundan böyle bir istem, hüküm altına alınamaz. Dolayısıyla, zeytin ağaçlarının bedelinin davalı Osmangazi Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalı Osmangazi Belediyesi'nin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, (2). bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy