(4721 S. K. m. 747) (1086 S. K. m. 364)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı K. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesine dayalı geçit irtifakı tesisi istemiyle açılmıştır.
Davalı A., davanın reddini savunmuş, diğer davalı B. savunmada bulunmamıştır.
Davaya dahil edilen K., duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, davacının 41 sayılı parseli yararına davaya dahil edilen K.'nın maliki olduğu 58 sayılı parsel üzerinden 4 m. eninde geçit kurulmuştur.
Hükmü, davaya dahil edilen K. temyiz etmiştir.
Burada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, usul hukukunda bir kimsenin davaya dahil edilmesi suretiyle aleyhinde hüküm kurulup kurulamayacağıdır. Gerçekten, istisnalar dışında davanın tarafları kimse kurulacak hüküm onları etkiler. Diğer taraftan, keşif de davaya dahil edilen K. çağrılmadan yapılmıştır. HUMK'nun 364. maddesi hükmü uyarınca keşfin, iki taraf usulen davet edildikten sonra bulunmaları halinde onların huzuruyla, davete karşılık vermezlerse yokluklarında yapılması gerekir. Bu esaslı usul kuralı göz ardı edilerek davaya dahil edilen K.'nın savunma hakkının kısıtlanması doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacıya davalı K. hakkında dava açmak üzere mehil vermek, dava açılırsa her iki dava dosyasını birleştirmek ya da davalı K.'ya harçlı dava dilekçesi tebliğ ettirmek, taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra keşfi bütün tarafların davet edilmesinden sonra yapmak, bu şekilde 58 sayılı parsel malikine de savunma hakkı tanımak, istemin sonucu hakkında bütün bunlardan sonra bir hüküm kurmak olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak, çekişmenin esası hakkında hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy