(4721 S. K. m. 1012) (Tapu Sicil Tüzüğü m. 60, 61, 62, 63, 64)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından; davalılar aleyhine 6.7.2010 gününde verilen dilekçeyle beyanlar hanesindeki muhdesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1.10.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, 43 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan "üzerindeki ev A. C. tarafından yaptırılmıştır kaydının terkinini talep etmiştir.
Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davayı kabul etmişler, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen beyanlar gerek tescillerden, gerekse şerhlerden farklıdır. Kütüğün beyanlar hanesine işlenen kayıt, kural olarak ne bir ayni hak ihdas eder ne de şahsi bir hakkı güçlendirmeye yarar. Beyanların fonksiyonu, gayrimenkulle İlgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir.
Somut olayda da; davaya konu taşınmazın tapu kaydında muhdesat bilgileri bölümünde üzerindeki ev A. C. tarafından yaptırılmıştır şeklinde beyan kaydı mevcuttur. Davacı ve davalı gerçek kişiler A. C.'in mirasçılarıdır. Beyan kaydı taşınmaz üzerindeki evin A. C. tarafından yapıldığını göstermekte, mirasçılarının taşınmaz üzerindeki eve ilişkin haklarına aleniyet sağlamaktadır. Bu kaydın terkini de onların durumunu etkilemektedir. Kısaca söylemek gerekirse, davaya konu sübjektif hakkın tarafları A. C. mirasçılarıdır. Tapu sicil müdürlüğünün bu hakla ilgisi bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilerek tapu sicil müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken bu davalı yönünden de kabul kararı verilmesi doğru değildir. Karar bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy