(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.07.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.06.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 6 parsel sayılı taşınmazdaki binada kat maliki olduklarını, apartmanda mimari projede sığınak, bodrum ve ortak alan olarak gösterilen kısımların projeye aykırı olarak konut haline getirildiğini ve davalının kullandığını belirterek, fuzuli işgal nedeniyle davalının ortak alana yaptığı elatmanın önlenmesini, yıkılarak projeye uygun hale getirilmesini istemiştir. Yargılama aşamasında yıkım ve eski hale getirilmesi isteminden vazgeçmişlerdir.
Davalı, evi yapan yüklenici R. A.'dan kiraladığını, husumetin bu şahsa yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahaleyi, yüklenici R. A.'ın yaptığı, davalıya husumet düşmeyeceğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonucunda dava konusu yerin, projede ve tapuya işlenen kat irtifakı projesinde sığınak olduğu ve bu yerin konuta çevrilerek yüklenici tarafından davalıya kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu yere fiilen elatan davalı olduğuna göre elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar vermek gerekir iken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine 25.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy