(4721 S. K. m. 858, 883) (2004 S. K. m. 153)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.2.2010 gününde verilen dilekçeyle ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.2.2011 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen pay sebebiyle 32046 ada 31 Sayılı parselin tapu kaydı üzerindeki ipoteğin terkini istemine ilişkindir. Davalı, terkini istenen ipoteğin idari yargı yerinde kaldırılması ve ipotek bedelinin depo ettirilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ipoteğin 13.12.1986 tarihinde tesis edildiğinden ve on yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle ipotek şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davacı gerekçe yönünden, davalı ise esası bakımından temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 858. maddesi hükmü ... taşınmaz rehini, tescilin terkini veya taşınmazın yok olmasıyla sona erer. Kamulaştırmaya ilişkin kanun hükümleri saklıdır. şeklindedir. Yasanın bu hükmüne göre taşınmaz rehinini sona erdiren nedenler; tescilin terkini (çizimi), taşınmazın tamamen yok olması ve kamulaştırılmasıdır. Ancak, uygulamada taşınmaz rehnini sonlandıran başka nedenlerin varlığı da kabul edilmektedir. T.M.K.'nun 883. maddesine göre alacak sona erince, ipotekli taşınmaz maliki alacaklıdan ipoteğin terkin edilmesini isteyebilir. Hatta, borçlu (malik), İ.İ.K.'nun 153. maddesine göre kendi hakkında takip yaparak rehin konusu borcu itfa etmek suretiyle rehinin tapuya yazılacak bir fek müzekkeresiyle terkinini sağlama imkan ve yetkisine sahiptir. Diğer taraftan, taşınmaz rehninin terkinini gerektiren bir sebep de borçlunun (malikin) ipotek konusu borcu ödemek suretiyle ipoteği terkin ettirmesidir.
İpoteğin terkin sebebi ne olursa olsun yasalarda ipoteğin on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kaldırılacağına ilişkin özel bir hüküm yoktur.
İpoteğin terkini sebepleri yukarda sayılan nedenler olduğundan, mahkemece somut uyuşmazlıkta bu nedenlerden birinin gerçekleşip gerçekleşmediği yönü üzerinde durularak çekişmenin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, davanın on yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy