(492 S. K. m. 30) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Davacı vekili tarafından; davalı aleyhine 1.5.2008 gününde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.7.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı H. H. U. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı yükleniciden kazanılan kişisel hakka dayalı mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Davalı H. yüklenici olup davayı kabul etmiştir. Arsa sahibi ve tapu kayıt maliki T. B. mirasçıları olan diğer davalılar davaya cevap vermiş, kendilerini vekil ile temsil ettirmemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı H. temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde dava değeri 8000TL olarak gösterilmiştir. Yargılama aşamasında yapılan keşif sonucu alınan 15.4.2010 tarihli bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazın değeri 23.589,76 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece dava kabul edilerek keşifte belirlenen değer esas alınarak harç ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
492 Sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi hükmünce mahkeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu saptanırsa yargılamaya yalnız o celse için devam edilebilir. Takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamaz. HUMK'nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece Harçlar Kanununun 30. maddesi hükmü gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulmuştur.
Dava, 8.000 TL değer gösterilmek suretiyle ve bu değer üzerinden harcı ödenerek açılmıştır. Yapılan keşifte taşınmazın 23.589,76 olduğu belirlenmiş ise de bu değer üzerinden harç ikmal edilmediğinden davalı yararına avukatlık ücreti sonradan belirlenen değer üzerinden değil, dava dilekçesinde gösterilen ve harcı yatırılan 8.000 TL.lik değer üzerinden hesaplanmalıdır. Mahkemenin açıklanan hususu düşünmemesi bozma nedenidir.
Öte yandan davaya konu taşınmazın tamamı 24/280 arsa paylı olup davacı 8/24 pay sahibidir. Davacı bir kısım davalıların murisi T. B. adına olan 16/24 payın iptali ile adına tescilini istediğine ve mahkemece davanın kabulüyle bu payın tesciline karar verildiğine göre, davaya konu taşınmazın 16/24 payına isabet edecek şekilde harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam pay üzerinden hesaplama yapılarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı H.nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 02.06.2011 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy