(818 S. K. m. 22, 213) (4721S. K. m. 706, 716) (1512 S. K. m. 89)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.12.2004 gününde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.1.2011 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 11.1.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanunu'nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olayda; davacının dayandığı 11.1.1994 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ada: 10, parsel:18'de kayıtlı 1.374 m2 mesahalı gayrimenkul üzerinde mevcut zemin artı 2 katlı binanın 1/2 hissesini mutabık kaldığımız yalnız: 250.000.000 TL yalnız; iki yüz elli milyonlira bedel mukabilinde alıcısı F.A.'a satmayı vaad ve taahhüt ediyorum... şeklinde düzenlenmiştir. Görülüyor ki davalı satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazın tamamının 1/2 hissesini değil, taşınmazda kendisine ait 3/8 hissenin 1/2 hissesinin satışını vaad etmiştir. Mahkemece davalıya ait 3/8 hissenin tamamı satış vaadine konu imiş gibi davalının payının tamamının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy