(1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.9.2004 gününde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.10.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, irtifak hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi ve tecavüzlü kısmın kal'i istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle davalıya ait 517 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan yapının yatayda 3 ile 9 metrelik kısımları, düşeyde ise 6 metrelik kısmın tecavüzlü olduğundan tecavüzün önlenmesine, yapının kal'ine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davacı kurum, davaya konu taşınmaz üzerinde enerji nakil hattının geçtiğini, kurum lehine irtifak hakkı tesis edildiğini belirterek davalının yapmış olduğu binanın irtifak haklarına tecavüzlü bulunduğundan elatmanın önlenmesi ve binanın tecavüzlü kısmının yıkılması istemi ile dava açmıştır. Dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde taşınmazın tamamı davalı adına kayıtlı iken 28.4.2004 tarihinde paylı olarak dava dışı 4 kişiye sattığı ve taşınmazla bir bağlantısının kalmadığı, kurum lehine de irtifak hakkının kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava 24.9.2004 tarihinde açıldığına göre davalı, dava açıldığı tarihte davaya konu taşınmazın maliki değildir. Bu durumda kal istemli davanın mahkemece husumetten reddi gerekirken, kabulü doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy