(818 S. K. m. 125)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.9.2010 gününde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil 2. kademede rayiç bedelin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.3.2011 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 9.12.1994 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak mülkiyet aktarımı istemi ile açılmıştır. Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi hükmünce on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması durumun da ifa olanağının varlığından söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta dayanılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi 9.12.1994 tarihlidir. Dava 27.9.2010 tarihinde açılmıştır. Satış vaadi sözleşmesinde taşınmazın teslim edildiğine ilişkin bir beyan bulunmamaktadır; Ancak taşınmazın tapu kaydında Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 8.9.1994 tarihli tedbir şerhi vardır. Temliki tasarrufu önleyen tedbir 1.7.2010 tarihine kadar devam etmiştir. Bu durumda tedbirin kalktığı tarihe kadar ifa olanağının varlığından söz edilemez. Kaldı ki davalı satış vaadi sözleşmesinde tapuda ferağ takririni gayrimenkul üzerindeki takyidatın kaldırdığında vereceğini beyan etmiş olup bu durumda davalının zamanaşımı iddiası dinlenemeyeceğinden davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarda yapılan bu açıklamalar doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda bir karar verilmesi gerekirken, satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği tarih esas alınarak davanın zamanaşımı süresi dolduğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istenmesi halinde yatıranlara iadesine, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy