(4077 S. K. m. 3, 23)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.04.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı A. M. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davacı ile yüklenici arasında 20.11.1993 tarihli sözleşme ve 03.11.1994 tarihli ek sözleşme ile yapılan adi yazılı temlik işlemine dayalı olarak davalı arsa sahipleri adına kayıtlı 27 no'lu mesken nitelikli bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi M. vekili, yüklenicinin 1228 sayılı parsel üzerindeki A, B ve C Bloklarının yapımını devren üstlenen davalı yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı C. davaya cevap vermemiştir. Davalı yüklenici A. M. vekili, sözleşmenin 13. maddesine göre arsa sahiplerinin edimini yerine getirmediği nedeniyle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı yüklenici A. M. vekili temyiz etmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3. maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23. maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici, konut niteliğindeki taşınmazın yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re'sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken, çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy