(634 S. K. m. 35)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.07.2007 gününde verilen dilekçeyle geçit hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 3.6.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Deniz Apartmanı Yöneticiliği tarafından 5 Sayılı parselde davalı 166 Sayılı parsel lehine kurulan geçit hakkının terkini talep edilmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçit hakkının terkini istemine ilişkindir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 35. maddesi hükmüne göre esas olarak yönetim planında belirtilen görevleri yapacak yönetici, yönetim planında aksine hüküm bulunmamak koşuluyla bu maddede sıralanan görevleri de yerine getirmek zorundadır. Yöneticinin görevlerini düzenleyen ve genel yönetim işlerinin görülmesine dair Yasanın 35. maddesinde yöneticinin kat malikleri tarafından yetki verilmiş olsa da ana yapının aynını ilgilendiren geçit hakkının terkini istemi ile dava açabileceğine dair bir hüküm yoktur. Gerçekten; öne sürülen istek mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bulunan haklar arasındadır. Kat mülkiyete geçilen taşınmazda malik, kat maliklerinin her biri olduğundan dava ancak kat malikleri tarafından doğrudan açılabilir. Mahkemece apartman yönetiminin kat maliklerinin mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bir davayı açma yetkisi ve görevi olmadığı gözetilerek geçit hakkı terkini istemine ilişkin davada, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulan taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Leh ve aleyhinde geçit hakkı tesis edilen tüm maliklerin zorunlu dava arkadaşı olmaları sebebiyle davada usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 08.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy