(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 366)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.7.2009 gününde verilen dilekçeyle itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.5.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kooperatif Başkanı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, eser bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı tahsili istemlerine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 4849,00 TL üzerinden icra takibinin devamına, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı çekişmeli değildir. Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan işlerin miktarı, bu işlere karşılık davacı alacağının ne olduğu ile davalı kooperatif tarafından yapılan ödeme olup olmadığı, bunun takip konusu alacak miktarından düşülüp düşülmeyeceği hususlarındadır.
Eser sözleşmelerinden kaynaklanan bu gibi davalarda bir eserin meydana getirildiği, bunun iş sahibine ifa olarak sunulduğunun ispatı iddia eden yükleniciye, buna karşılık ödemeler varsa bunun ispatı da ödeme definde bulunan iş sahibine düşer. Belirtildiği üzere, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak, davalı icra takibine karşı yaptığı itiraz dilekçesinde davacının 104 m3 kızılcam, 79 m3 karaçam işlediğini, kooperatif başkanı da 23.10.2009 tarihinde 2100,00 TL civarında nakliye alacağı olduğunu, fakat davacıya ne miktar ödeme yapıldığını bilemeyeceğini beyan etmiştir. Esasen bu konuda mahkemece orman idaresinden davaya konu uyuşmazlığı çözmeye elverişli belgeler de getirilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, eser bedeli kararlaştırılmadığından Borçlar Kanununun 366. maddesi uyarınca tarafların beyanları, orman idaresinden gelen yanıt, gerekirse başkaca dava dosyalarından da yararlanılarak işlerin yapıldığı yılların mahalli rayiçlerine göre bilirkişiye davacı alacağını hesaplatmak, bundan davalının yöntemince kanıtlayacağı ödemeler miktarını düşmek, varsa kalan alacak için icra takibinin devamına, aksi halde davanın reddine karar vermek olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar açıklanan sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 25.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy