(818 S. K. m. 366)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.2.2009 gününde verilen dilekçeyle itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.9.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, eser bedelinden ödenmeyen kısmın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali, icra takibinin devamı ve inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır. Davalı, davacıya 9.400,00 TL ödeme yapıldığını, başkaca borcu bulunmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, davacı alacağı olarak bilirkişinin bulduğu 2.683,00 TL üzerinden icra takibine itirazın iptali, fazla istemin ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen 15.8.2008 tarihli fatura muhteviyatı işlerden ve bu fatura tutarından ödenmeyen alacaktan kaynaklanmıştır. Fatura muhteviyatına göre, davacının yaptığı imalat betonarme kalıp ve demir işçiliğidir. Faturada bunların fiyatı 22.15 TL olarak gösterilmiştir. Bu miktar, davacıyı bağlar.
Dosya kapsamından, tarafların betonarme kalıp ve demir işçiliğinin ne olacağı hususunda bir fiyat belirlemedikleri anlaşılmaktadır. Bu bakımdan B.K.nun 366. maddesi gereğince tarafların kararlaştırmadıkları fiyatın inşaatın yapıldığı yılın mahalli rayiçlere göre bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekir.
Yapılması gereken iş, davacının davalıya ait inşaatta betonarme kalıp ve demir işlerinin yapımını üstlendiği kabul edilerek bunun metrajını yerinde yeniden keşif yapılmak suretiyle bilirkişiye hesaplatmak, bedelini de işin yapıldığı yıl mahalli rayiçlere göre ve ancak 22.15 TL'yi geçmemek koşuluyla bulmak, bulunacak davacı alacağından yapıldığı çekişmesiz olan 9.400,00 TL ödemeyi düşmek, kalan bir miktar varsa bunu hüküm altına almak, aksi takdirde davayı reddetmek olmalıdır.
Mahkemece, bu saptamalar bir yana bırakılarak ve davacı tarafından betonarme kalıp ve demir işçiliği dışındaki bazı imalat kalemlerini de davacı yapmış gibi ve davacının talep ettiği birim fiyatı da geçecek şekilde hesaplanarak davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 20.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy