(6100 S. K. m. 297)
Dava ve Karar: Davacılar tarafından, davalı aleyhine 07.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, davacı O. Ö.'ün tapuya tescil talebi ile ilgili olarak usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 23.12.2009 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4- İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacılar O. Ö., H. Ö. ve E. A. (Ö.) K., 1645 parsel sayılı taşınmazda kendilerinin ve murisleri anneleri Ö. kızı A. Ö.'ün tapuda Ö. yazılı soyisimlerinin nüfus kaydına uygun olarak Ö. şeklinde düzeltilmesini istemiş, ayrıca davacı E. A. Ö., tapuda İ. kızı F. K. yazılı isminin İ. kızı E. A. K. şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 1645 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin Ö. kızı A. Ö., İ. oğlu H. Ö., İ. oğlu O. Ö. ve İ. kızı F. Ö.'ün soyisimlerinin Ö. olarak tashihine, davacı O. Ö.'ün, kardeşlerinden İ. kızı E. A. K.'ın taşınmazdaki payının tapuya tescil talebi ile ilgili olarak usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacı İ. kızı E. A. K., 1645 sayılı parselde 3/16 pay maliki olduğunu, kimlik bilgilerinin İ. kızı F. K. olarak yanlış yazıldığını belirterek nüfus kaydına uygun olarak İ. kızı E. A. K. şeklinde düzeltilmesini istemiştir. Davacının bu talebi ile ilgili olarak 6100 sayılı HMK'nın 297/2. bendi gereğince olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 1645 sayılı parselde İ. kızı F. Ö. isminde bir paylı malik bulunmadığı halde hüküm sonucunda İ. kızı F. Ö.ün soyisminin Ö. olarak düzeltilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy