(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.06.2011 gününde verilen dilekçeler ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; birleşen 2011/512 Esas sayılı davanın reddine; diğer davaların kabulüne dair verilen 19.04.2012 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ile davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 239 ve 200 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilindeki A. kızı, Z. B. biçiminde yazılı kaydın A. kızı, Z. A.; 316 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilindeki H. O. biçiminde yazılı kaydın M. kızı, H. O.; 324 ve 329 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilindeki M. biçiminde yazılı kaydın M. oğlu, M. olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, 316, 239 ve 200 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne; 324 ve 329 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili ile davacı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Somut olayda, davacı murislerine ait taşınmazların tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydı ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Dava konusu 324 ve 329 parsel sayılı taşınmazlar hükmen tescil edilmiştir. Taşınmazların tescilini sağlayan hüküm dosyası ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ilk tesis ve tedavülleriyle birlikte getirtilmemiştir. Ayrıca, kaydı düzeltilecek M.'e ait nüfus ve kök nüfus kayıtları getirtilerek, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmemiştir. Yapılacak bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşturulamaz ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar, varsa tespit bilirkişileri ile taşınmazın bulunduğu bölgeyi iyi bilen mahalli bilirkişiler taşınmaz başında dinlenmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ile nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy