(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı S. E. vekili tarafından, davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vdl. aleyhine 5.8.2005 gününde verilen dilekçeyle trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.10.2011 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İ. E. Z. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalılardan İ. E. Z. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, karşıdan karşıya geçmek isterken davalılardan İ. E. Z.'nin kullandığı aracın çarpması sonucunda yaralandığını belirterek, iş göremezlik zararı ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Davalılar, davacının dikkatsiz ve tedbirsizliği sebebiyle kazanın meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat isteminin feragat sebebiyle reddine, davalılardan H... Araç Kiralama aleyhine açılan davanın husumetten reddine, manevi tazminat talebinin ise, kısmen kabulüyle davalı sürücü İ. E. Z.'den tahsiline karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 gün ve 7/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; olay tarihi, davalının kusur oranı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b) Yargılama giderleri arasında bulunan avukatlık ücreti, haklılık durumuna göre vekille temsil edilen taraf yararına hesap ve takdir edilir. Mahkemece, kabul edilen manevi tazminat talebi sebebiyle davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; reddedilen manevi tazminat yönünden davalı İ. E. Z. lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Manevi tazminat talebinin kısmen reddine karar verildiğinden davalı İ. E. Z. yararına avukatlık ücreti hesap edilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2-a/b) sayılı bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının yukarda (1) sayılı bentte açıklanan sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 13.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy