(4721 S. K. m. 27)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.4.2011 gününde verilen dilekçeyle tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 22.2.2012 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, murisi R. K.'un maliki olduğunu belirttiği davaya konu 590, 595, 854, 882, 895, 897, 954, 987, 1016, 1038, 1044, 1083, 1247, 1248, 1274, 1278, 1414, 1442, 1503, 1862, 1858, 1649, 1650, 1662, 1737, 1755, 1758, 1817, 1846, 1900, 1962, 1964, 1966, 1973, 1975, 1990, 2087, 2091, 2093, 5395, 5543, 5978, 6024, 6191, 6193, 6200, 6210 ve 6257 parsel sayılı taşınmazların maliki olarak görünen R. oğlu H. K.'in soyadının K. olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının murisinin davaya konu 854, 1278, 5395 ve 5543 parsel sayılı taşınmazlarda malik olmadığı anlaşıldığından bu taşınmazlara yönelik davanın reddine, diğer taşınmazlara yönelik davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Ayrıca nüfus kimlik bilgileri bir bütündür. Bu tür davalarda amaç tapuda malik olarak görünen kişilerin kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir.
Somut olaya gelince, davacının nüfus kaydında R. oğlu H. K. olarak kayıtlı olduğu ve davaya konu 882, 895, 897, 954, 987, 1016, 1038, 1044, 1083, 1247, 1248, 1274, 1414, 1442, 1503,1862, 1858, 1649, 1650, 1662, 1737,1755,1758, 1817, 1846, 1900, 1962, 1964, 1966, 1973, 1975, 1990, 2087, 2091, 2093, 5978, 6024, 6191, 6193, 6200, 6210 ve 6257 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen R. oğlu H. K. ile aynı kişi olduğu kanıtlandığına göre, kimlik bilgilerinin nüfus kaydındaki gibi R. oğlu H. K. olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken nüfus kaydına aykırı biçimde R. oğlu H. K. olarak düzeltilmesi doğru görülmediği gibi davaya konu 590 ve 595 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında H. oğlu H. K. adına kayıtlı olduğu halde bu kayıt malikinin davacının murisiyle aynı kişi olup olmadığı hususunda gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmadan diğer taşınmazlardaki gibi kimlik bilgilerinin R. oğlu H. K. olarak düzeltilmesine karar verilmesi de yerinde bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy