(4721 S. K. m. 642) (6100 S. K. m. 27)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.3.2010 gününde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2012 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Ş. K., H. K. ve S. T. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalılardan S. T. ve H. K. davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar S. T., Ş. K. ve H. K. vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 9.5.2012 tarihli ve 2012/4219-6965 Sayılı kararıyla tapu maliki İ. kızı F. T.y'a ait veraset ilamının temini için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Mahkemece temyiz eden davalılar vekiline davetiye gönderilerek F. T.'a ait veraset ilamını iki hafta içerisinde dosyaya sunmadığı takdirde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş ve adı geçene ait veraset ilamı sunulmadığı gerekçesiyle temyiz istemi reddedilmiş, anılan ret kararı da davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığının denetlenebilmesi için İ. kızı F. T.'a ait veraset ilamının temin edilmesi zorunlu olup bu hususta temyiz edenler vekiline kesin süre verilerek süreye uymadığından bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple mahkemenin 19.12.2012 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verilerek davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. H.M.K'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davaya konu taşınmazda paydaş olan İ. kızı F. T. ölü olup dosya içerisinde mevcut Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.5.2012 tarihli ve 2010/301 E 2012/428 K sayılı "Mirasçılık Belgesinin İptali" kararına göre F. T. mirasçılarının tamamı davada yer almamıştır.
Bu durumda, İ. kızı F. T. mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde yatıranlara iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy