(6100 S. K. m. 26)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2010 gününde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.12.2012 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesini, satış istemediklerini belirtmişlerdir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK'nın 26 ncı maddesi uyarınca Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Mahkemece, tarafların satış suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmediklerini belirtmeleri ve dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün bulunmadığı tespit edildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy