(6100 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.11.1996 gününde verilen dilekçeyle tapu kaydının iptaliyle mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 8.6.2011 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tescil edilen 53, 310, 600 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu ileri sürerek özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceklerinden davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle Hazine adına tescilini, yine davalılar adına tescil edilmiş olan 570 parsel sayılı taşınmazın da mera vasfında olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptaliyle mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 310, 570 ve 600 parsel sayılı taşınmazlar yönünden istemin reddine, 53 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hükmü davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 12.6.2008 tarihli 2008/6721 Esas 2008/7701 Karar sayılı ilamı ile 310 parsel sayılı taşınmazın etrafı merayla çevrili olduğuna göre, meradan açıldığının kabulünün zorunlu olduğu, 570 ve 600 Sayılı parseller yönünden ise yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, bu parseller hakkında kadastro tespiti sırasında ya da komisyonca uygulanan bir vergi kaydı var ise getirtilerek keşifte uygulanması diğer tespit bilirkişileri dinlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak 53, 310 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaliyle mera olarak sınırlandırılmasına, 570 ve 600 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 12.6.2008 tarihli 2008/6721 Esas 2008/7701 Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de 570 ve 600 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dava konusu 600 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tespiti esnasında 599 Sayılı parselin miktar fazlası olarak tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına tespit edilmiş, 87 tahrir numaralı vergi kaydının 200, 599 ve 600 parsel sayılı taşınmazların üçünü de kapsadığı belirtilerek tespite itiraz edilmiş, kadastro komisyonu kararı ile A., N. ve A. F. adlarına tesciline karar verilmiştir.
Dava konusu 570 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, kadastro tespitinde 183 tahrir numaralı vergi kaydının gayrisabit hudutlu olup miktarı itibariyle M. H. N. adına 508 parsel sayılı taşınmaz olarak, miktar fazlasının ise ifrazen 570 Sayılı mera vasıflı taşınmaz olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, itiraz üzerine kadastro komisyonu kararıyla A. oğlu M. H. N. adına tarla vasfıyla tescil edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yukarda açıklanan ve dosyada bulunduğu anlaşılan 183, 87 tahrir numaralı vergi kayıtları mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taşınmazlara uygulanıp fenni bilirkişiler aracılığıyla kapsamları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, 600 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olan A. F.'ın veraset ilamına göre mirasçısı K. kızı M. A.'ın davada taraf olmadığı anlaşıldığından taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy