MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, önceden tanımadığı müşteki ...'in işletmekte olduğu kuyumcu işyerine giderek, bileklik bozdurmak istediğini söylediği, müşteki bilekliği alıp karşılığında çeyrek altın ve para verdiği,aynı şekilde müşteki ...'in işletmekte olduğu kuyumcu işyerine giderek,yine bileklik bozdurmak istediğini karşılığında çeyrek altın ve kolye istediği müştekinin bilekliği kontrol ettiği esnada diğer müştekinin gelmesi üzerine eylemini tamamlayamadığı, bilekliklerin sahte olduğunun anlaşılması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, dolandırıcılık ve dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında; Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/219 Esas ve 2003/327 karar sayılı kararı ile verilen 30/01/2006 yerine getirme tarihli mahkumiyet kararının, sanığın, 18 yaşından küçükken işlediği suçla ilgili olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 58/5 maddesine göre fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin tamamen çıkartılmak hükümde yer alan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi