MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı "kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma" nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
... Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 gün ve 57/74 sayılı kararında belirtildiği gibi, 5237 sayılı Yasa'nın 58.maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmadığından yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhte temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında, katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası(TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK'nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükümde yer olan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında, katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce gerçekleştirilmesi halini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinin (1) numaralı fıkrası cezanın üçte ikisine kadar indirim imkanı tanımış olup, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm kesinleşmeden önce etkin pişmanlık gösterilmesi durumunda ise aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca cezanın ancak yarısına kadar indirilebileceği düzenlenmiş olması karşısında; mahkemece toplam zarara nazaran soruşturma aşamasında gerçekleştirilen ödeme miktarı dikkate alınarak indirim oranının cezanın yarısı ile 2/3 oranı arasında belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/6 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Dolandırıcılık suçundan temel ceza belirlenirken adli para cezası gün olarak tayin edilip artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra bulunacak miktarın 5237 Sayılı TCK'nun 52/2. madde ve fıkrası gereğince 20-100 TL arasında arasında belirlenecek miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezası üzerinden indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası(TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy