MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının temyiz incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK.nun 238.maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikayetçi kurumun hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin gibi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar ...,...,...,... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Katılan vekilinin 28.01.2004 havale tarihli temyiz isteminin 01.12.2003 tarihli kararda beraat eden sanıklarayönelik olduğu, 5320 sayılı Kanununun Kanunun 8/2. maddesi göre, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince karar verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından, lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan ilgili mahkemesine iade edilebileceği sanıklar hakkında kurulan beraat hükmünün sanıklar lehine olduğundan mahkemesine iade edilemeyeceği gözetilerek katılan vekilinin sanıklar kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
incelenmesi için dosyanın tebliğname düzenlenerek bir karar verilmek üzere dairemize gönderilmesi gerekirken, incelenmeksizin mahkemesine iade edilmesi hatalı olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iadesinden sonra sanıklar hakkındaki kamu davası ile ilgili mahkemece yapılan işlemlerinin hukuken bir geçerliği olmadığı belirlenerek, katılan vekilinin sanıklar hakkında 01.12.2003 tarihli kararda nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi olan 17.05.2002’den inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından;5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddelsi uyarınca hükmün BOZULMASINA; aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Suç tarihi olan 17.05.2002’den inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından;5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddelsi uyarınca hükmün BOZULMASINA; aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.