MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, evine misafir olarak gelen komşusu ......in orada unuttuğu yeşil kartı alarak ... Devlet Hastanesi kadın doğum servisine muayene olmak için başvurduğu, yeşil kartı doktora uzattığında ... karnesinin sanığa ait olmadığı tespit edildiği, yeşil kartta bir sahtecilik sözkonusu olmadığı ve sanığın eyleminde ustaca sergilenmiş bir hile bulunmadığı anlaşıldığından, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy