ÖZET: SANIĞIN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYIP KASIK FITIĞI RAHATSIZLIĞI BULUNAN ÇOCUĞUNUN AMELİYAT EDİLMESİNİN ACİL NİTELİKTE OLUP OLMADIĞININ BELİRLENMESİ VE TCK’NIN 25/2 MADDESİNİN UYGULAMA İMKANININ BULUNUP BULUNMADIĞININ TARTIŞILMASI, SUÇ TARİHİ İTİBARİYLE EKONOMİK VE SOSYAL DURUMUNUN ARAŞTIRILARAK YEŞİL KART ALMA ŞARTLARINI TAŞIYIP TAŞIMADIĞININ TESPİT EDİLMESİ VE SONUCUNA GÖRE HUKUKİ DURUMUNUN TAKDİR VE TAYİN EDİLMESİ GEREKTİĞİ GÖZETİLMELİDİR.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kasık fıtığı rahatsızlığı olup, ameliyat olması gereken ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan oğlu Mehmet’i, akrabası olan Adem’in yeşil kartını alarak, Adem’e ait sağlık karnesi ile hastaneye başvuruda bulunup ameliyat ettirip, kamu kurumu olan Iğdır Devlet Hastanesini zarara uğrattığı iddia olunmasına karşın, sanık savunmasında 9 aylık çocuğu Mehmet’in hastalandığını ve acil olarak hastaneye götürdüğünü ameliyat olması gerektiğinin söylenmesi üzerine zorunlu olarak akrabaları Adem’in yeşil kartını aldığını maddi durumlarının iyi olmadığını bildirmesine göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması için, hastalığa ilişkin muayene ve tedavi evrakı gösterilmek suretiyle ameliyatı yapan doktorun dinlenerek ameliyatın acil nitelikte olup olmadığının belirlenmesi ve olayda TCK’nın 25/2 maddesinin uygulama imkanının bulunup bulunmadığının tartışılması, sanığın suç tarihi itibariyle ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak yeşil kart alma şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy