MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; ... Emekli Derneğinde görev yapan derneğin bağlantılı olduğu kişi ve kurumları tanıyan banka şubesinde de derneğin işlerini yaptığı için tanınan ve bu süre zarfında iyi intiba bırakarak güven sağlayan sanığın, Ziraat Bankası Necatibey Şubesine hitaben ... isimli kişiye ödeme yapılması için 01.06.2005 tarihli 844 sayılı 19.859.40 TL lik ödeme talimat yazısı üzerinde teslim aldıktan sonra sanığın tahrifat yaparak bilirkişi raporunda belirtildiği üzere iğfal kabiliyetine haiz olacak şekilde tahrifatlı yazıyı Ziraat Bankası Maltepe Şubesine ibraz ederek söz konusu miktarı çektiği, bu şekilde bankayı aracı kullanmak sureti ile dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin, kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.