MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli emanetin 2007/4250 sırasında kayıtlı sağlık karnesi hakkında mahkemesince herzaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisine ait sağlık karnesini, dünürü...'ün yatırıldığı hastanede vefatı tarihine kadar kullanması eylemine iştirak ederek haksız yarar sağladığı iddia olunan somut olayda; ...'ün kendisine ait sağlık karnesi olması, sanığın karnesini kullanması gerektirir bir durumun bulunmaması, savunmanın aksini kanıtlayıcı delil elde edilememesi gerekçesine de dayanılarak "beraat" kararı verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.