MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekilerin işyerlerine ayrı gün ve saatlerde giden sanıkların, kendilerine Maliyede görevli memur görüntüsü vermek suretiyle müştekilere Maliye'den geldiklerini söyleyip " vergi levhan, kaşen, var mı ? Bağ kur ödüyor musun?" diye sorular sorduktan sonra vergi levhalarını kontrol ettikleri, sanıklardan birinin diğerine "müdürüm" diye hitap ettiği, yine yanlarında getirdikleri "Fiyatlarımıza Katma Değer Vergisi Dahildir " yazısının işyerine mecburen asılması gerektiğini, işyerlerinde bulunmaması halinde ceza kesileceğini söyleyerek bu yazıyı 5 TL karşılığında sattıkları, ellerinde bulunan çantadan çıkardıkları "Sigorta Haberleri" isimli gazeteyi almanın ve abone olmanın mecburi olduğunu söyleyip yıllık abone fiyatını müşteki Muharrem için 100 TL olarak belirleyip peşin aldıkları, müşteki Bayram ve Müsellim için 60 TL belirleyip Müsellim'den peşin olarak aldıkları ,müşteki Bayram'dan ise 20 TL peşin olarak alıp kalan 40 TL'yi de daha sonra alacaklarını söyleyerek kazanç sağladıklarının anlaşıldığı olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle 30 gün olarak belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde hapis cezası yanında verilen "5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 25 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ifadelerinin çıkarılarak "5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62. madde gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere verilen 4 gün adli para cezası karşılığı 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ifadesinin eklenmesi suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.