MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın evine gelerek kendisine kömür getirdiğini, ancak aracının benzini bittiği için yolda kaldığını, bidon ve benzin parası vermesi halinde kömürü getirip vereceğini söylediği, akabinde katılanın komşusu olan tanık ...'dan bidon katılandan da 200 TL parayı alarak gittiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
... Ceza Genel Kurulu'nun 07/06/2011 tarih ve 2011/9-88 Esas, 2011/116 karar sayılı kararına göre, sanığın tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmasına karşın tekerrüre esas olmayan ve suç tarihinden sonra kesinleşen hükümlülüğünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK 'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden ilgili ilamın çıkartılarak yerine'' ... . Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2009 tarihinde kesinleşen 2005/156 Esas, 2006/494 karar sayılı ilamı çerçevesinde sanığın cezasının TCK'nın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminie göre çektirilmesine, 5320 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın ... 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.6.2009 tarih ve 2008/343 esas ve 2009/239 karar sayılı ilamına konu olan 10 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası alınarak belirlenmesine” cümlesinin hükme eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.