MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakında yokluğunda verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin gerekçeli kararın mahkemede alınan son savunmasında bildirdiği "...mah. no:9 Merkez/ ..." adresine tebligat yapılmadan kolluk araştırılması sonucu tespit edilen adrese yapılan tebligatın usulsüz olduğu, temyizin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, temyize konu olmayan sanık ...'un kardeşi olduğu, sanığın temyize konu olmayan sanık ...'un sağlık karnesi ile 27/06/2007 tarihinde tedavi görüp Dr.... ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde doğum yapması şeklindeki eylemde,sanığın kendisini ve doğacak
çocuğunu muhakkak bir tehlikeden kurtarma zorunluluğu karşısında, bu yaşamsal tehlikeden korunmak ve doğumu gerçekleştirmek amacıyla, başkasına ait sağlık karnesini kullandığı, bu halde eyleminin TCK'nın 25/2.maddesi kapsamında kaldığı, bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 223/3-b maddesi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.