MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunan sanığa diyeceği sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK'nın 238/3 maddesine muhalefet edilmiş ise de, sanığın, katılma talebine karşı itirazda bulunmayıp esasa ilişkin savunma yaptığı, katılma konusunda müdafiisinin de görüşünün alındığı dikkate alınarak, sonuca etkisi bulunmayan bu husustan bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ...’ın, ... Otomotiv Ürünleri San. Tic. A.Ş. Genel koordinatörü olduğu, katılana 2005 model ... 307 marka sıfır araç satmış olduğunu belirtmesine rağmen, 2004 model aynı marka aracı satarak dolandırdığının iddia edilmesi
üzerine yapılan yargılama sonucunda; her iki model arasında teknik anlamda fark bulunmadığından fiyatlarının aynı olduğu dikkate alındığında; sanığın ve firmanın herhangi bir menfaatinin bulunmadığı, kaldı ki, söz konusu yanlışlığın sekretarya hatasından kaynaklandığı anlaşılmış olup, sanığın kasıtlı olarak bu hatalı davranışı gerçekleştirdiğinin tespit edilemediği, araçtaki ayıbın tespiti amacıyla aracın katılandan talep edilmesine rağmen vermediği hususları gözetilerek, mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.