MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini TEDAŞ görevlisi olarak tanıtıp katılanların abonelik işlemlerini yapabileceğini söyleyerek dosyaları ile birlikte masraf adı altında paralarını alarak geri vermediği şeklinde gerçekleşen eylemde, dosya içerisinde bulunan Giresun 2.Asliye ceza Mahkemesine ait 30.04.2010 tarih, 2009/239 Esas ve 2010/176 Karar sayılı karar sureti incelendiğinde her iki dosyanın taraflarının, dava konularının ve suç tarihlerinin aynı olduğunun anlaşılması karşısında bahsi geçen dosyanın getirtilip incelenerek sonucuna göre CMK'nın 223/7 maddesi gereğince davanın reddine karar verilip verilmeyeceği araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.