MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet Nedeni ile Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın hazır bulunduğu 28.10.2008 tarihli celsede katılma kararı verildiği, bu katılma talebine karşı sanığın itirazda bulunmadığı gibi, bir sonraki celsede esasa ilişkin beyanda da bulunduğu görülmekle, sonuca etkisinin bulunmaması karşısında, katılmaya karşı sanığa diyeceği sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK'nın 238/3 maddesine muhalefet edilmesi gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, müşterilerden tahsil ettiği pirimleri acenteliğini yaptığı katılan şirkete ödemesi gerekirken mal edindiği şeklinde gerçekleşen eylemde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.