Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'ün, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca 1.860 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 06/12/2010 tarihli ve 2010/672-1084 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/04/2011 gün ve 2011/4773/21649 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2011 gün ve 2011/192251 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 20/12/2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 9. maddesi ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un tümüyle yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca savunma alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnameden sonra katılan vekilinin 27.07.2011 tarihli şikâyetten vazgeçme dilekçesi üzerine anılan mahkemenin 27.07.2011 gün ve 2010/672 esas 2010/1084 sayılı ek kararıyla sanık ... hakkında evvelce kurulan mahkûmiyet hükmünün 5941 sayılı yasanın 6/1-c maddesi gereğince bütün sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla konusuz kalan kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.