Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/1, 65/3, 522/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis ve 19.773.000 Türk lirası ağır para, aynı suçtan diğer sanık ...'nin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/1, 522/1, 59/2. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 39.546.000 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmalarına dair Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2002 tarihli ve 2001/903 esas, 2002/236 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun daha lehe olması sebebiyle önceki hükmün aynen infazına dair aynı Mahkemenin 13/12/2005 tarihli ve 2001/903 esas, 2002/236 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.07.2011 gün ve 2011/9260-39419 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2011 gün ve 2011/258369 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki " Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe kanunun tespit edilip uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde ek karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ...’nin 15.08.2005 tarihinde öldüğü ve mahkemenin 14.06.2006 günlü ek kararıyla; mahkum edildiği hapis ve para cezalarının 5237 sayılı TCK’nun 64/2. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verildiği dosya kapsamından anlaşıldığından adı geçen hakkındaki talebin reddine;
Diğer sanık ... hakkında ise Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 2001/903 esas 2002/236 ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy