MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın ... Şimşekkaya isimli şahıs adına tahsisli ... plaka sayılı ticari taksi plakasını almış olduğu vekaletname uyarınca 26.10.2000 tarihinde katılan ...'e sattığı, trafikte ...'e plakanın tahsis edildiği, ancak henüz plakanın herhangi bir araca tescili yaptırılmadığından plakanın ... adına tahsisli olarak trafikte askıda bekletildiği, sanığın ... Şimşekkaya'dan almış olduğu önceki vekalete dayalı olarak bu kez 21.08.2006 tarihinde daha önceden katılan ...'e satılıp trafikte tahsis edildiğini bildiği ... sayılı ticari plakayı bu kez şikayetçi ...'e ticari taksi plaka dosyasında bulunması gereken dosyada olmadığından bundan istifade ile satış için tescil belgesinin verilmesinde sakınca olmadığına dair trafik tescil şube müdürlüğünden tescil belgesi alıp bu kez bu ticari plakayı şikayetçi ...'e satıp trafikte tahsis işlemini yaptırdığı, bu olaydan sonra sanığın 13.11.2006 tarihinde aynı ticari plakayı ... isimli şahsa satmak istediğine dair noterden taahhütname düzenlediği, ... isimli şahsın bu taahhütname ile trafik tescil şubesine müracaatında aynı plakanın daha önceden ...'e tescil edildiğinin anlaşılması üzerine satışını gerçekleşitiremediği, ancak plaka bedelini katılan ...'dan aldığı olayda, nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; katılanlar ... ve ...'a karşı eylemlerine yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkralarından sırasıyla “60 gün'', ve “1200 TL” terimlerinin çıkarılarak yerine sırasıyla “5 gün” ve “100 TL “ terimleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.