MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
02.10.2006 havale tarihli dilekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasına katılma isteminde bulunan müşteki kurum vekilinin, bu istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemişse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarih 2010/9-149-205 sayılı kararında da açıklandığı üzere,Yargıtay'ca katılma istemi konusunda, temyiz incelemesi aşamasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesinin olanaklı bulunduğu ahvalde öncelikle dairesince karar verilmesi gerekeceğinden, katılma istemini ortaya koyan müştekinin 5271 sayılı CMK.nun 237/2. madde ve fıkrası uyarınca davaya katılması karar verilerek yapılan incelemede;
07.09.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.