MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ...'ın 13.04.2006 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle diğer temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
22.03.2004 tarihli celsede sanık hakkında açılan kamu davasına katılma isteminde bulunan müşteki ... vekilinin, bu istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemişse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarih 2010/9-149-205 sayılı kararında da açıklandığı üzere,Yargıtay'ca katılma istemi konusunda, temyiz incelemesi aşamasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesinin olanaklı bulunduğu ahvalde öncelikle dairesince karar verilmesi gerekeceğinden, katılma istemini ortaya koyan müştekinin 5271 sayılı CMK.nun 237/2. madde ve fıkrası uyarınca davaya katılması karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının; sanığın sorgusunun yapıldığı 16.02.2004 ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.