MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat, Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan ...’ın ... Yemek Gıda Ltd. Şti.’nin, sanık ...’un ... Gıda Ltd. Şti.’nin yetkilisi oldukları, her iki sanığın Ankara Üniversitesinin 2005 yılı yemek ihalesini aldıkları, sanıkların Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde haklarında kamu davası açılan Ankara Üniversitesi yemekhane personelleri ... ve ... ... ile işbirliği yaparak fazladan yemek fişi verip bu fişlerin karşılığı yemek yeniyormuş gibi göstererek günlük tutanaklarda gerçekte satılan sayının üzerinde yemek satışı göstermek suretiyle kamu kurumu niteliğinde olan üniversitenin zararına ve kendi menfaatlerine kazanç elde ettikleri ve böylece nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; öğrencilere fiş satışını, ihaleyi alan yemek firması yetkililerinin değil üniversitenin görevlendirdiği personelin fiş satışını yaptığı, üniversite görevlisi kişilerce satışı yapılan yemek fişlerinin basımının idare tarafından yapılıp satılan fişlerin yine idarece toplandığı, bu fişlerin sayılıp yükleniciye
ödenen hak ediş raporlarının bu fiş sayılarının esas alınması suretiyle yapıldığı, tüketilen yemek sayılarının tespitine kadar geçen süreçteki tüm işlemlerin kontrol ve denetiminin tamamen idarenin yetkisinde olduğu, idarece yapılan ihbar üzerine bazı günlerde bir kısım öğrencilere fakültelerin yemekhanelerinde yemek yiyen öğrencilerin saydırıldığı ve öğrenciler tarafından yapılan sayımların esas alındığı, fiş satan görevliler hakkında yürütülen idari soruşturma sonucu 23 adet görevli hakkında soruşturma gerektirecek eylemlerinin bulunmadığı ve ... ... ve ... haklarında da inceleme ve soruşturma yapıldığı, soruşturma yapan Yüksek Disiplin Kurulu'nca 21.07.2006 tarih ve 2006/58 sayılı kararla adı geçen görevlilerin yemek şirketi ile işbirliği yaparak menfaat sağlamak amacıyla suç işlediklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle haklarında disiplin cezası verilmesine gerek olmadığına karar verildiği, keza Ankara Valiliği İl İdare Kurulu’nun bu görevliler hakkında verdiği lüzum-u muhakeme kararına sanıkların itirazı üzerine Danıştay 1. Dairesi'nce öğrencilerin tespit tutanakları dışında tüketilen yemek sayısındaki değişimin yeterli delil kabul edilemeyeceği, eylemi somut olarak ortaya koyacak başka bilgi ve belgenin bulunamadığı gerekçesiyle İl İdare Kurulu’nun lüzum-u muhakeme kararının bozulmasına karar verildiği, sanıkların yemek fişi satma yetkilerinin mevcut olmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararı ile 04/02/2007 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.